Çocuklarınızı polisle korkutmayın

Başbakan Ahmet Davutoğlu vatandaşlarımıza seslenmek isterim ki, ne olur çocuklarınızı polisle korkutmayın dedi.

Çocuklarınızı polisle korkutmayın
Bu içerik 6952 kez okundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "İşte bugün bu anlamda bir sınavdan geçiyoruz, terörle mücadele sınavından. Terörle mücadele sadece bir suç örgütüyle mücadele değildir, aynı zamanda bir milletin beka mücadelesidir, bir vatanın birliğinin, beraberliğinin mücadelesidir." dedi.

Davutoğlu, Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı dolayısıyla, Polis Akademisi Ali Birinci Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, polis akademisi öğrencilerine hitap etti.

Nusaybin'de şehit düşen özel harekatçı Süleyman İyikol'un kahramanca verdiği mücadelenin kendileri için en önemli şiar ve gösterge olduğunu belirten Davutoğlu, şehidin geride bıraktığı ailenin yapısının dahi polis teşkilatının milletin bağrından çıktığını ortaya koyan ve milletin her kesimini temsil ettiğini gösteren bir örnek teşkil ettiğini söyledi.

Şehidin eşi Zeynep İyikol'a hep Sur'dan bahsettiğini ve "Benim büyüdüğüm Sur'u sana anlatamadım, gösteremedim" diye hayıflandığını aktaran Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bilinsin ki onun uğrunda şehit düştüğü Sur da Nusaybin de artık sizlere emanettir. Artık yeni nesil polislere, yeni nesil askerlere, jandarmamıza emanettir. İşte milletin bağrından çıkmak bu. Siz 78 milyonu hep beraber temsil ediyorsunuz. Her bir polisimiz, hangi bölgeden, hangi vilayetten olursa olsun, halkın arasına karıştığında 81 vilayettendir, her kesimdendir, her toplum kesimine aynı ölçüde yakın, aynı ölçüde uzaktır. Polis Teşkilatımıza şu veya bu şekilde bölgesel tarafgirlik yakışmaz, söz konusu da olmaz. Gördüğünüz her insanı, sadece vatandaş olarak göreceksiniz. Kendinizi de polis görevi ifa ederken 81 ilden addedeceksiniz. Bu en çarpıcı, en önemli hususiyettir. Çevremizdeki bazı parçalanmış devletlere baktığımızda bu özelliği koruyamadıkları için parçalandıklarını görürsünüz. Suriye ya da Irak'ta güvenlik yapıları, şu veya bu etnik veya mezhebi temele dayandıkları için bu ülkeler birliğini beraberliğini koruyamıyorlar, koruyamazlar. Birlik ve beraberlik ancak ve ancak vatandaşının her birine güvenlik hissini ayrım yapmadan verebilen asker, jandarma, polis teşkilatının var olmasıyla sağlanır. Bizim Silahlı Kuvvetlerimiz milli bir silahlı kuvvetlerdir, bizim Emniyet Teşkilatımız milli bir emniyet teşkilattır. Toplumun her kesimi orada vardır, var olacaktır ve bu varoluşla birlikte emniyeti sağlayacaktır. Buradan hareketle şunu da ifade etmek istiyorum, ilk andan itibaren halkın içinden çıkmış olmakla, halka muhabbet göstermekle sorumlu olduğunuz kadar, halkımıza verdiğiniz imajla, algıyla da sorumluyuz. Sizlerin bunu en iyi şekilde yerine getireceğine inancımız tam."

- "Polis korkulacak değil, sığınılacak bir kucaktır"

Davutoğlu, vatandaşlardan çocuklarını polisle korkutmamalarını isteyerek, "Polis korkulacak değil, sığınılacak bir kucaktır, polis kendisinden ürkütülecek birisi değil, kendisine ısındırılması gereken bir anne, baba, kardeş, ağabey kucağıdır. Sizlerin buna özen göstereceğinize inancım tam. Vatandaşlarımızın da polisle çocukları korkutmama konusunda hassasiyeti göstereceğine inanıyorum." dedi.

Herkesin polisle tanışma anısı bulunduğunu belirterek bir anısını aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Konya'dan İstanbul'a ailemle geldikten sonra, ilkokul birinci sınıftayım, yeni okula gitmişim, okuma yazmayı öğrenmişim. Fatih'te oturuyoruz. Akrabalarla Yenikapı sahilinde yürüyoruz. Çok sayıda çocuk var. Yerde bir kağıt gördüm, merakla gazete kağıdını alıp okumaya başladım. Biraz zaman geçmiş olacak ki başımı kaldırdığımda etrafımda kimse yoktu akrabalarımdan, ailemden. Anne, baba diye bağrışımı duyan birileri aldılar beni orada bir dükkana götürdüler. Ailemi, evimi sordular. Evimin sadece adını hatırlıyorum, 'Yeşilkonak Apartmanı' dedim fakat nerede, hangi semtte anlatamıyorum. Dediler ki 'Karakola götürelim.' İlk tepkim 'Aman beni karakola götürmeyin' oldu. Ama sonra elimden tuttu o bakkal amca. Karakola götürürken polisler geliyordu. O polis amcanın elimden sıcak bir şekilde tutuşunu hala hatırlıyorum. Bir baba sıcaklığını, bir baba güvenliğini bir polisin elinde hissetmek tüm o geçmiş algıları yerle bir etmişti. Beni götürdüler şeker ikram ettiler. Birtakım güzel şeyler konuştuktan sonra babamları bulmuşlar sağ salim evimize döndük. Ama o ilk intiba benim için daha sonraki bütün polis ve emniyet teşkilatıyla ilgili kanaatimi dokuyan intiba oldu. Eğer ola ki 'Ne arıyorsun burada oğlum' gibi bir çıkış olsaydı belki farklı bir algı oluşurdu. Onun için sizlerden ricam, özellikle çocuklara, gençlere baktığınızda muhabbetle bakın. Vatandaşlarımıza herhangi bir şey sorduğunuzda dahi sizin gözlerinizde güven hissetsinler, huzur hissetsinler. 'Bu benim oğlum' diye düşünsün yaşlılar, 'Bu benim ağabeyim, ablam' diye düşünsün gençler, çocuklar. Yaşıtlarınız 'Bu benim arkadaşım, dostum' diye düşünsün. Emniyet teşkilatı milletin bağrından çıkmış sımsıkı ve sımsıcak bir teşkilattır. Bu özelliklerinizi mutlaka koruyacağınızdan eminim."

Anadolu Ajansı

Çocuklarınızı polisle korkutmayın
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Hack Forum Kitap Yayın Evi Üstad Kadir Mısıroğlu Siber Güvenlik Saklanan Gerçekler Türkiye Gerçekleri Saklanan Gerçekler risale i nur Saklanan Gerçekler Türkiyeden Haberler pratik yemek tarifleri Saklanan Tarih 1919'dan 1923'e Cumhuriyet Tarihi Lozan zafer mi ? Hezimet mi ?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2020 Taltif Tutarları
2020 Taltif Tutarları
Bayan Bekçi Alımı
Bayan Bekçi Alımı

izmir escort samsun oto kiralama denizli escort ordu oto kiralama ordu araç kiralama